PELLEGRA

Visibilia Ex Invisibilibus.

"Edebiyat, gerçek edebiyat, kalbe ya da beyne –beyin ki ruhun midesidir– iyi gelecek bir iksir gibi hemen yutulmamalıdır. Edebiyatı kırıp parçalarına ayırmak, iyice bir ezmek gerekir; o zaman edebiyatın güzel kokusu elin ayasında hissedilir, çiğnerken dilin üzerinde yuvarlamak suretiyle tadı çıkarılır. Ancak ve ancak o zaman edebiyatın az bulunur tadı gereğince anlaşılır, kırılıp ufalanmış parçaları beyninizde tekrar bir araya gelip, sizin de kendi kanınızdan bir şeyler kattığınız bir bütünlüğün güzelliğini açığa vurur."

- Nabokov’dan edebiyat tarifi

Çeviri Yiğit Yavuz’a aittir, şu sayfadan alınmıştır. 
theparisreview:

Seven years ago, a stolen first edition of Borges’s early poems was returned to Argentina’s National Library. But was it the right copy?

theparisreview:

Seven years ago, a stolen first edition of Borges’s early poems was returned to Argentina’s National Library. But was it the right copy?

Nota ve kelimelerin bizzat kendileriyle yakından ilgilenen Lucas -kahramanımızı müzisyen ve çevirmen-, göçebeliğine Barcelona’da ara vermeye karar verir. Dikkatini kimin hazılradığını bilmediği bir posta kartına yoğunlaştırdığı an aklını, peşinden koşabileceği bir aşk hikayesinin içinde buluverir.

vs. vs. Koşan Köpeğin Rengi'nde 128. sayfaya geldim. Şu günlerde bir içecek firmasının reklamındaki gibi bu kitap da “Akıyor!”

Fitzgerald'dan yeni bir öykü: "Kibrit İçin Teşekkür Ederim"

nbchannibal:

I sowed the seeds and watched them grow.

nbchannibal:

I sowed the seeds and watched them grow.

nbchannibal:

Back to basics. Watch Yakimono here http://bit.ly/1hs5u0s or on demand.

nbchannibal:

Back to basics. Watch Yakimono here http://bit.ly/1hs5u0s or on demand.

nbchannibal:

Why is my reflection someone I don’t know?

nbchannibal:

Why is my reflection someone I don’t know?

Bianet :: Sahaflar Kentten Çok Okuyucunun Dönüşümünden Kaygılı

cemdinlenmis:

"Bakmadan Göremezsin, Görmeden Bilemezsin"

70 x 70 cm, 2013

yapım aşamaları

theparisreview:

“Literature is made of good and bad, demons and angels, and more and more [critics] are only worried about my demons.” Orhan Pamuk, as a young man, at his drawing table in Istanbul. 

theparisreview:

“Literature is made of good and bad, demons and angels, and more and more [critics] are only worried about my demons.” Orhan Pamuk, as a young man, at his drawing table in Istanbul.